12 Mayıs 2012 Cumartesi
hikaye bulamadık
Hemen bitirip gideriz gibi söylemlerle eğitim fakültesinin oraya geldik fakat işin o kadar kolay olmayacağını çok geç olmadan anladık.
Aslında bir sürü fikir ürettik ama hepsinin klişe olacağına karar verdik. İntihar, cinayet, şeytanla anlaşma yapmış başarılı öğrencinin hazin sonu, uzaylıların Boğaziçi üniversitesiyle imtihanı, Türklerin tipik alışkanlıkları, günlük yaşantımızı tersten yaşasaydık ne olurdu gibi. Bütün bunlar olur olmaz diye paylaşırken Mert ilk resmimizi çoktan çekmişti bile.
Olay birden hikaye bulamamamızın hikayesine dönüştü.
Fotoğraflarda hikaye bulamamamızı, kantinci Olcay'a fikir danışmamamızı, ondan hocalara sorun fikrini aldıktan sonra, bir bilene danışıp onun fikrini beğenmemizi, sonra da o fikir doğrultusunda benim herkesi katletmemi, o resimleri de hocaya ödevi hazırlayıp gönderdikten sonra intihar etmemi resmettik. Evet aslında ilk fikirlerimizden birini uygulayabilseydik daha iyi olabilirdi. Benim de içime çok sinmedi aslında ama olsun naapalım...
Dışarıda vakit geçirip, kaynaşmık olduk. Aslında resimleri çekerken de pek eğlendik. Bu kadarı bize yeter :)
17 Nisan 2012 Salı
performans sınavı
Bu hafta performans sınavımız(!) vardı. Sınıfa girdikten sonra tam nasıl sıralanacağız derken kura sistemi olduğunu duyup rahatladım ama tabii ki her zamanki gibi kuralardaki şanssızlığım beni şaşırtmadı ve ilk 3 kişiden biri oldum. Bunu yazdığım kağıdın arkasının renkli olmasına bağlıyorum. Her neyse…Benden önce Mert’in performansı vardı. Çok iyi gitmesine rağmen zamanı ayarlayamadığı için en güzel yerinde yarım kaldı. Tabii hem dinleyenler için hem de sahnedeki için çok moral bozucu bir şey. Ben de kendim evde kronometre tuttuğumda 3-3 buçuk dakika sürüyordu performansım. Mert’inki de yarım kalınca beni heyecan bastı tabii ki nasıl yetiştireceğim diye. Ama heyecanlandığım zamanlarda olduğu gibi yine jet hızıyla konuşmaya başladım. Yarım dakika kaldığını İnanç Hoca haber verdiğinde ben anlatacaklarımın hepsini anlatmıştım.
(bahsettiğim animenin ilk bölümünden bir sahne)
Sonunu biraz geveledim. Ve şu an hatırlamıyorum ama sanırım bir kısmını unuttum.
Anime konusu benim için biraz hassas bir konu. Anlatmaya başlayınca saatlerce konuşabileceğim bir konu. O yüzden sadece animeyle nasıl tanıştığımı anlatmakla yetindim. Fena olmadığını düşünüyorum. Abimin tam ben onun beni animeyle tanıştırdığını anlatırken telefon etmesi de güzel oldu. Kulakları çınladı sanırım.
Bu sene öğretmenliğe başlamış olmam ve şimdiye kadar bu dersle geçen birkaç haftanın olumlu etkisini hissettim açıkçası. İlk çıktığımda çok heyecanlandım ama konuşmaya başlayınca azaldı ve bitti. Erken çıkmış olmam da ilk başta kötü gibi gelse de sonradan iyi oldu. Yoksa heyecanım arttıkça artacaktı. İnsanların da daha dersin başında ilgisi daha yoğundu.
Özetle çok kötü olmadığını düşünüyorum. Ama gerçekten kendi görüntümü çok merak ediyorum. Saçma sapan cümleler kurmuş olabilirim ya da belki konuşurken fark etmediğim bazı tiklerim vardır onlardan haberim olur. Çünkü birçok insanın heyecanlandığında bazı şeyler yaptığını fark ettim. Kimi saçıyla oynuyor, kimi burnuna dokunuyor. Bunları dışarıdan görmek benim de kendimi geliştirmemde yardımcı olacaktır.
7 Nisan 2012 Cumartesi
2 nisan
Merhabalar.
Bu hafta iki çeşit aktivite yaptık. Grup çalışması yerine bireysel katıldığımız aktivitelerdi. Birincisinde tahtaya çıkan 4 kişi ikili ikili gruplara ayrılıp birbirilerine döndüler. İlk olarak öndeki iki kişi arkadakilerin konuşmalarını sadece mimiklerle anlatmaya çalıştı daha sonar arkadaşı iki kişi öndekilerin mimiklerini seslendirip aynı hareketleri yaptılar. Ben de bu aktiviteye katıldım. Açıkçası sadece mimiklerle diğer grubu yönlendirme kısmında biraz zorlandım. İnanç hocamızın dediği gibi birbirimizi doğaç yaparken kollama olayını henüz çözemedim sanırım.
Diğer aktivite daha once yaptığımız katılımlı doğaçtı. Ama bu sefer ek olarak İnanç hoca bizi biraz zorlayarak “değiştir” diyerek gruba yeni katılan kişinin tek durum hazırlayıp doğaçlamadan uzaklaşmasını engellemek istedi. Ben çakallık yapıp birkaç tane hazırlayım dedim ama önümdekileri izlemeye dalıp bir taneyle gruba katılabildim ve o anda bir şeyler çıkarmaya çalıştım. Nedense etraftan ilham almak yerine kendi üzerimdeki nesneleri kullandım o an. Gözlüğümü kullandım mesela, bir de gece rüyamda boğulduğumu görmüştüm onu kullandım. O an bir şekilde çıkıyor ama tabii yine de daha hızlı çıkması gerekiyor. Takılmamaız lazım.
Pazartesi kendimizi tanıtacağız. Birşeyler hazırladım ama 3 dakikadan fazla sürüyor biraz kısaltmam lazım. Sanırım öğretmenliğre başladıktan sonar çenem düştü, kısa kesemiyorum J umarım çok heyecanlanmadan bitirebilirim.
31 Mart 2012 Cumartesi
grupçana - 26 mart 2012
13 Mart 2012 Salı
12 Mart - Öğrenmeye başladık mı ne?
Soru cümlesi kurmadan, sadece soru cümlesi kurarak, K ve L ile başlayan cümleler kurarak ve alfabenin bütün harflerini sırayla kullanarak sohbet ettik. Ben kendimden beklediğimden daha iyi bir performans gösterdim açıkçası. Aferin bana.
Daha sonra Dörtlü Dönme Egzersizi yaptık. Bu aktivitede dört kişi bir karenin kenarlarında duruyor ve öndeki iki kişi belirlenen bir konsept etrafında konuşuyor. Alkış sesiyle beraber kare dönüyor ve önde kalan iki kişi bu şekilde başka bir konsept hakkında konuşuyor. Benim bulunduğum grubun konseptleri konser, konserve, consent ve suydu. Ben konser ve su hakkında konuştum. Çok yaratıcı şeyler söylemesem de en azından tıkanmadım.
Ama en eğlencelisi katılımcı doğaçtı. Bu aktivitede iki kişinin başladığı ve devam ettirdiği oyuna katılan kişi bir cümleyle bir durum yaratıyor ve oyun o eksende devam ediyor. Sahnede en fazla 4 kişi kalıyor, 5. geldiğinde oyunda en fazla kalan sıranın arkasına geçiyor.
Burada ilk grup henüz durumu çok iyi kavrayamamıştı ama ikinci gruptan çok komik ve enteresan durumlar çıktı. Soygun durumu hiç beklemediğim bir arkadaştan hiç beklemediğimiz bir şekilde geldi mesela. Onun yanı sıra doğum, cenaze, düğün, jinekolog gibi durumlar da vardı.
İzlemesi çok eğlenceliydi.
Haftaya ödevimiz yakınımızda olan bir kişinin jestlerini, mimiklerini, sürekli kullandığı kalıplar varsa onları, duruşunu kısaca davranışlarını analiz edip onu çalışmamız.
Ben henüz kimi inceleyeceğimi seçmedim ama öğrencilerimden biri olabilir diye düşünüyorum ya da öğretmen arkadaşlarımdan biri. Gerçi öğretmen arkadaşlarım arasında o kadar belirgin mimikleri olan biri de yok, belki ben daha önce dikkat etmediğim için de olabilir. Bilemiyorum.
Haftaya görüşmek dileğiyle...
27 Şubat 2012 Pazartesi
spontanelik mi? O da ne?

